İyileşme Hikayeleri

Anasayfa / İyileşme Hikayeleri

İyileşme Hikayeleri

A.Gülhan Şam, 37 28.03.2011
Göğüslerim Eskisinden Daha Güzel 2011 Aralık ayında sağ mememde elime bir kitle geldi. Yapılan tetkikler sonrasında (ultrason, mamografi, MR, MR altında biyopsi vs.) her iki memede kanserli dokular tespit edildi. Genel Cerrahım ileride tekrarlama riskini en aza indireceğinden her iki memenin de alınmasının en uygun ve doğru yöntem olacağını söylediğinde çok üzüldüm.

Göğüslerimin olmaması hem fiziksel hem de psikolojik olarak beni çok etkileyecekti. Ancak doktorum ➩ Mastektomi ameliyatı ile aynı zamanda meme rekonstrüksiyonun da yapılabileceğini söyledi ve böylece Prof. Dr. Şükrü Yazar ile tanıştım.

Şükrü Bey ameliyatın nasıl yapılacağı, komplikasyonlar ve ameliyat sonrası ile ilgili bilgilendirdi. Protezler konusunda da seçenekler sundu; ancak bu konuda hiçbir bilgim olmadığı için neyin bana uygun olacağını bilmiyordum. Kendisine güvendim ve her şeyi kendisine bıraktım. Doktorum ameliyat öncesi ölçülerimi aldı. Göğüs bölgem üzerinde çizimler yaptı. Sigara kullanıyordum, hemen bırakmam gerektiğini, aksi takdirde yara iyileşmesinde gecikmeler olacağını da kesin bir dille aktardı. Şubat ayında Mastektomi ameliyatı ile aynı zamanda iki mememe de protez takıldı. Ameliyat sonrasında 4-5 hafta içerisinde toparlandım. Yaralarım hızla iyileşti. Kemoterapi sonrasında 45 gün radyoterapi gördüm; ancak protezlerimde bir bozulma olmadı. Ameliyatın üzerinden 10 ay geçti. Artık sütyen takmıyorum, eskisinden daha güzel, sarkık olmayan, vücuduma daha uygun ve yeni göğüslerim var. En güzeli de Mastektomi ameliyatı ile aynı anda olduğu için hep orda olduklarını, silikon olmadıklarını ve bana ait olduklarını düşünüyorum. Yakın çevrem de çok başarılı, doğal ve estetik gözüktüğünü söylüyor. Etrafımda kötü örnekleri duydukça iyi ki Şükrü Bey ile karşılaşmışım diyorum ve kendimi çok şanslı hissediyorum…
Arzu Eke, 49 01.08.2013
Sol Memem İnanılmaz Güzel Ben Arzu olarak kendimi bildim bileli hep memelerimin düzgün durmasını istemişimdir ve son birkaç yıldır bu isteğim tepe noktasına çıkmıştı. Bununla ilgili isteğimi, her yıl mamografimi çeken Prof. Levent Çelik’e ilk söylediğimde sol mememde kalsifikasyon kümeleri bulmuş ve bunların işaretlenip çıkarılması gerektiğini, bu isteğimi rafa kaldırmamı söylemişti. Evet çok üzülmüş ancak sağlık her şeyden kıymetli diyerek ve bundan 5 yıl önce sol memem işaretlenmiş, bu olmaması gereken hücrecikler çıkarılmıştı. Her geçen yıl daha da estetik olarak kaygılarım yer çekiminin de etkisi ile arttı. 2013 yılının Ağustos ayında bu isteğimle ilgili araştırmalara giriştim ve birkaç isme ulaştım. Planım, kızımın AFS değişimi ile Almanya’ya gitmesinden hemen sonra ameliyat olmaktı. Ameliyat öncesi sabıkalı olan benim, öncelikle vakti gelmemesine rağmen mamografi çektirmek ve kız gider gitmez de soluğu seçtiğim doktorda almaktı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı ve 18 Eylül’de çektirdiğim ve ardından aynı gün olduğum iğne biyopsisi ile 22 Eylül’de invaziv duktav karsinom olduğumu öğrendim. Beni yıllardır tanıyan ve takip eden Levent bu haberi aslında sesinde bir hüzün ile vermiş ben de sıkı bir tokat yemiştim. İlk aklıma gelen şey daha çok işim var ya oldu ?? Zira liseyi yeni bitirmiş ve hayatın daha çok başında olan kuzucuğuma hayatın daha çok öğreteceğim yönü vardı…

Eve bir bulut içinde geldim, ev kalabalıktı, her zaman çocukları çok sevmişimdir ve ev hep onlarla doldu taştı yıllarca. Çocuklara bir şey belli etmeden evi şarkı söyleyerek toplamaya başladım ve stres atacak her şeyi yaptım sanırım; süpürge, toz alma, toplama, vilada vs vs :))) 1 saat sonra rahatlamıştım; en güzel şekilde hazırlanıp o akşamki lise grubumun yemeğine gittim. Güzel bir fasıl hayatımın en güzel gecesini yaşadım :)) Sanırım ➩ meme kanseri hastalığı benden korkmuştu :))) Bu arada tüm plan değişti ve Leven’in tavsiyesi olan bir meme ekibi ile çalışmam gerekiyordu zira bu kombine bir işti. İki gün sonra Prof. Cihan Uras’ın Acıbadem Maslak’taki odasında bu işi nasıl çözerizi konuşuyorduk. Açıkçası sadece sıra beklerken bulduğum bir iki yazı dışında çok okumamaya da karar vermiştim. Zira ne kadar çok incelerse insanın aklı daha çok karışır. “Bilim de her zaman tek doğru yoktur”u bilecek kadar mürekkep yalamıştım. Ben evet doktor değildim ancak tüm ailesi doktorlarla dolu üstelik de bioalogtum… Bana çeşitli yöntemlerden bahsettiler ancak benim derdim kanserden çok sanırım işin estetik boyutuydu. Kim bilir belki de bu kanser fikrini böyle kompanse ediyordu ruhum :)) İlk önce tüm meme dokumu çıkartın yani total Mastektomi yapın bana diye tuturdum ki doktorların tümü bir cm’in altındaki ve tek odaklı bu duruma meme koruma cerrahisi yapılmalı yazık diyordu…

Tüm yıllardır tanıdığım ve eniştelerimin fakülte arkadaşı meslektaşları olan tümü beni ikna etmek için seferber oldular neredeyse :)) Ben ta ki total Mastaktomi yapılmış arkadaşımın harika memelerini görene ve dokunana kadar bu fikrimden vazgeçmedim. Evet inanılmaz güzellerdi ancak onun meme dokusu bu değişime uğramış hücre grupları ile doluydu ve zorunlu yapılmış bir uygulamaydı benimki ise tek odaklıydı. Ve benim için hem görsel hem de dokunsal olarak varolmaları önemliydi. Dokunsal olarak total Mastaktomide hissin geri gelişi kısmi Mastektomi'ye göre biraz daha uzun sürüyor ve bunu bir ile 10 arasında derecelendirsek en çok 5 seviyesine yükselebiliyordu. “Acaba yanlış mı yapıyorum” demeye başladığımda, Cihan Hoca’ya “ama ben estetik de istiyorum” deyince, beni Prof. Dr. Şükrü Yazar ile tanıştırdı. Kafamdaki soruları bir biri ardına sordum. Memelerim toplanacak sağdaki kanserli bölge işaretlenip çıkarılacak ve büyük ihtimal sola nazaran küçük kalacaktı. Üzülme, iyileştikten sonra ya göbüşünden alınacak yağ ile sağ ve solu dengeleriz onu da beğenmezsen silikon takarız diyen yumuşak sesi ile konuşan doktorcuğumun güvenli ellerine kendimi teslim ettim.

2 Ekim 2013’te kısmi Mastektomi ve uygun bir toparlama ile ameliyattan çıktığımda birbirine çok da uzak olmayan görüntüde memelerim olmuştu :)) Çok mutluydum hem kanserli dokulardan hem de biraz daha beklesem dizlerime sarkacak memelerimden bir avazda kurtulmuştum :)) Evet beni daha uzun bir süreç bekliyordu radyoterapi belki kemoterapi gibi ?? Alınan tüm dokularım ve koltuk altı 22 lenf nodülümden 20 tanesi temiz çıkmıştı. Bunun üzerine onco-type DX testi yapılmaya karar verildi zira böylece kemoterapiden yırtabilecektim belki de :)) Ve benden önce, çıkarılmış olan 1/3 meme dokum California-USA yolculuğuna çıktılar… 15 iş günü sonunda gelen netice kemoterapiden yırtmış olduğumdu :)) Bu arada hiç belli etmeden kuzucuğum kızımı Almanya’ya yollamıştım ve artık radyodaki programıma başlayabilirdim… 30 seans devam ettiğim radyoterapide solaryum etkisi ile sağ memem evet biraz bronze oldu:)) Bunda da eğlenecek bir yol bulmuş siyah-beyaz en büyük beşiktaş diye dalgamı da geçmiştim…Ocak 2014 ün ilk günlerinde biten radyoterapimin üzerinden nerdeyse bir ay geçti. Terapinin ilk gününden itibaren Bepantol kremimden asla vaz geçmedim ve günde birkaç kez sürerek meme dokumun kurumasını tahriş olmasını engellediğimi düşünüyorum. Tabi sevgili radyoterapi doktorum Prof. Nuran Beşe’nin verdiği kortizonlu bir pomatım da vardı ancak tek bir tüpü tam bitirmeme bile gerek kalmadı. Memelerimi sevgi ile nemlendirmek ve pozitif düşünmenin bu süreci hasarsız atlatmamı sağladığını düşünüyorum. Normalde güneş yanığı derimiz nasıl zamanla açılıyorsa meme dokusununda ona uygun bir sürede açılması beklenmekte. Sanırım benim hergünki düzenli bakımım sayesinde bu açılmayı hızlandırdım ve iki memem de aynı renge ulaştı neredeyse :))

Evet şu an itibarıyla ameliyatımın üzerinden 4 ay geçti ve sol memem inanılmaz güzel bir damlaya dönüştü ve evet sağ memem çok da aynı şekilde değil ancak çok da farklı görünmemekte. Ve yine biliyorum ki 2014 Eylül ayında Şükrü Hoca’nın göbüşümden alacağı yağ dokusu ile meme rekonstrüktif cerrahim tamamlanacak ve benim birbiri ile aynı güzellikte olan doğal ➩ meme estetiği yapılmış mutlu birer gözyaşı gibi süzülen memelerim olacak :)) Tüm destekleri ve tüm çıldırtıcı sorularıma rağmen sabırla yanımda olan bu kocaman yürekli meme ekibine sonsuz teşekkürler… Biz aslında bu süre içinde, doktor hasta ilişkisinden bir adım öteye geçip kocaman bir aileye dönüştük…    
E. Zehra Onural 13.11.2012
Aaaa! Göğsüm Hiç Alınmamış Gibi 13 Eylül 2012, annemin doğumgünü ve o gün ona sürpriz hazırladım. Eve gitmeden hastanede mamografi ve ultrasonum var. Ultrason sonrası doktor cerrah ile hemen görüşmemi istiyor. Bekleme odasındayım, konsültasyonun bitmesini ve doktor ile görüşmeyi bekliyorum ama midem ağrıyor. Ve doktorum geliyor, yüzündeki ifadeden kötü haberlerle geldiğini anlıyorum. Ve işte o an, kanser! Ama olmaz ki, çocuklarım çok küçük daha bana ihtiyaçları var diyorum.

Eve gidiyorum, kimseye söyleyemiyorum…5 gün içinde ameliyata alınacağımı biliyorum ama hala bir ümit, belki de değildir…Sonuçta ameliyat sonrası uyanıyorum, göğsüm alınmış, lenfler alınmış. Sol göğsüm artık yok. Korkunç bir his. Doktorlar geliyorlar ve hem genel cerrah hem plastik cerrahım pansumanı kaldırıp kontrol ediyorlar. Ben kafamı çeviriyorum, görmek istemiyorum, doktorum “bak” diyor. Korkarak kafamı çevirip bakıyorum. Aaaaaaaa!!! Sanki hiç göğsüm alınmamış gibi. Tedavi bitene kadar geçici bir protez yerleştirmiş doktorum. Kansersin, çok mu önemli diye düşünüyorsun… Evet, önemli. Hastalığı yenmenin en önemli etkenlerinden yüksek moral ve dengeli bir psikoloji için, çok önemli. Aynaya baktığında kadınlığını kaybetmediğini düşünebilmek, hissedebilmek kadar önemli bir şey olabilir mi?

Ameliyattan ve tedaviden birkaç ay sonra Bodrum’a gittim. Plajda kimse anlamadı. Daha da iyisi rekonstrüksiyon. Şimdi çok daha güzel göğüslerim var ve göğsümü gere gere bikinimi giyebiliyorum, sütyenlerimi takabiliyorum. Evet, uzun bir süreç bu; ama hasta psikolojisinde yaşamamam için çok büyük yardımcı olan bu işlemler için değdi. Şimdi sadece kontrollere kaldım. Atlattım ve çok mutluyum. Hayatıma yeni bir yön çizdim. Her şeyde bir hayır vardır sözünü çok severim. İşte buda böyle bir şeydi. Hayırlı oldu. Acıbadem ekibine, başta bana hep moral ve destek veren doktorlarım Prof. Dr. Şükrü Yazar Bey, Neslihan Hanım ve onkoloğum Gül Hanım’a, radyoterapistim Nuran Hanım’a, psikoloğum Esra Hanım, psikiyatristim Burcu Hanım, kemoterapi ekibine, değerli hemşirelerime ve hasta bakıcılarıma, aslında kafeteryadan odama, ameliyathaneden radyoloji bölümüne kadar, herkese sonsuz teşekkürlerimi iletmeyi borç bilirim…
123

Blog


Estetik, Sağlık ve Güzelliğe Dair Özel Yazılar
Areola

Areola

Areola

Areola Nedir, Ne Demektir? Areola; göğüs ucu çevresindeki koyu renkli halkalar ola...

07.10.2020 Prof. Dr. Şükrü YAZAR
Meme Sarkması

Meme Sarkması

Meme Sarkması

Meme Sarkması Nedir? İnsanlar fıtratı gereği daima kusursuz bir görünüme sahip olm...

28.09.2020 Prof. Dr. Şükrü YAZAR
Meme Kanseri

Meme Kanseri

Meme Kanseri

Meme Kanseri Nedir? Kadınlarda sütün üretildiği meme dokusunun içerisindeki lobüll...

13.09.2020 Prof. Dr. Şükrü YAZAR
Mastektomi Nedir ve Çeşitleri Nelerdir?

Mastektomi Nedir ve Çeşitleri Nelerdir?

Mastektomi Nedir ve Çeşitleri Nelerdir?

Mastektomi Nedir? Mastektomi, memede bulunan kanser dokusunun çıkarılması üzere ya...

13.09.2020 Prof. Dr. Şükrü YAZAR
Meme Estetiği Tıp Terimleri ve Sözlük Anlamları

Meme Estetiği Tıp Terimleri ve Sözlük Anlamları

Meme Estetiği Tıp Terimleri ve Sözlük Anlamları

A Ablactation: Bebeği sütten kesme Adjuvan Tedavi: Cerrahiden sonra cerrahiye ilave...

15.09.2020 Prof. Dr. Şükrü YAZAR